DÜŞADA'YA MEKTUPLAR_4 - her mektup okurunu bulur bir gün... - Blogcu



•-)•––––KENDiMi BiR MEKTUPTA SEYRETTİM, BüYüLü BiR AYNAYDI BU––––•(-•

her mektup okurunu bulur bir gün...

19/4/2006 - DÜŞADA'YA MEKTUPLAR_4

Kategori: MEKTUP

 

                                                 fotoğraf:  Nercu Akkaya "Sapanca'da Kar"

 

 

sevgili düşada'm,

dün yoldaydım, bursa'dan sapanca'ya geçtim... uzun zamandır görmek istediğim bir arkadaşım vardı, salih... karşıladı beni, kar yağışı altında evine geçtik... dünya tatlısı iki çocuğu var, biri kız, üç yaşında, biri erkek, altı yaşında... öyle canayakınlar ki, eve giren kardanadama (o ben oluyorum) sımsıkı sarılabiliyorlar, öpücüklere boğabiliyorlar... eridim tabii, eriyip bittim... bütün bir akşam onlarla oyunlar oynadım... biz üç çocuk ne kadar da eğlendik... odun sobasında odunlar çıtırtıyla yanarken ince belli bardaklara dolan çaylar eşliğinde salih'le koyu bir sohbete daldık, eski günleri yad ettik... bahçesinde birkaç tane hurma ağacı vardı, bembeyaz karların altında turuncu birer gülümseyiştiler dallarda... gecenin karanlığında dalından koparılmış bir hurmanın tadını nasıl anlatayım sana (kelimeler kifayetsiz). 

sonra gece... kocaman penceresi bahçeye bakan bir odada serilen yatak. perdeleri açıp uzandım yatağa. kar usul usul yağıyordu. ne düşündüm biliyor musun, anka kuşunun tüylerinin rengini. düşen kar tanelerini seyrederken uykuya dalmışım...

sabah erkenden uyandım, saate baktım, altı... her zaman erken uyanırım da bu gün daha bir erkenciydim nedense... lambayı yakıp biraz kitap okudum... hasan ali toptaş'ın 'kayıp hayaller kitabı' eşlik ediyor bugünler bana... okuyup okuyup içleniyorum... salih de erkenden uyanmış, bahçeden kopardığı bir hurmayı dilimleyip getirmiş bir tabak içinde... dostluk ne güzel, sevilmek ne güzel!

horoz sesleri... uzun zamandır duymamıştım ötüşlerini... ardından güzel bir kahvaltı ("kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı" diyor cemal süreya). soluğu sapanca gölünün kıyısında aldık sonra. lapa lapa kar yağıyor, bizden başka kimsecikler yok sahilde... sessizlik, derin bir sessizlik... yalnızca kayalara vuran dalgaların o müthiş ezgisi... gölde yüzen onlarca karabatak... yürüyen iki kardanadam... karda kaybolan ayak izlerimizle ardımızda bıraktığımız güzel zamanlar. soğuk,  ama hiç üşümüyorum... dedim ya , içimi ısıtan bir şeyler var bu sıralar... 

sevgiyle...

 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: ARKADAŞINA ÖNER !

2006-04-30 15:27:34 - ...

Yorum yazarı: ada
"..soğuk, ama hiç üşümüyorum... dedim ya , içimi ısıtan bir şeyler var bu sıralar" ... işte içinde soğuk geçen sıcacık bir cümle...benim de ısınmaya başladı içimde buza kesmiş bi yerler...okumamla eş zamanlı....:))

seni okuduğumda...gidiyordum ben...sen tuttun beni...bil istedim...

yine de tut beni...yine de...hep tut...daha fazla üşütmesin dalgalar....

Düzenleyen sahildekibank gün: 1/5/2006 saat: 08:04
Bağlantı

”özgür insan, denizi seveceksin her zaman”

küçük şeylerden mutlu olabilmeli insan, mesela sahildeki bir bankta oturup uzaklara bakmaktan...

BAĞLANTILAR

  • SÖRF
  • BLOGCU ARKADAŞLAR
  • sahildekibank@gmail.com

    Sahildekibank... güzellikler denizinin kıyısında... sonsuza dek... umutla...

    Kayıt: - Toplam:
    Son Sayfa | Sonraki Sayfa