DÜŞADA'YA MEKTUPLAR_30 - her mektup okurunu bulur bir gün... - Blogcu



•-)•––––KENDiMi BiR MEKTUPTA SEYRETTİM, BüYüLü BiR AYNAYDI BU––––•(-•

her mektup okurunu bulur bir gün...

5/2/2007 - DÜŞADA'YA MEKTUPLAR_30

Kategori: MEKTUP

            

                                            fotoğraf: mustafa kılınç

kaybolmuş sevdiklerimiz aşkına,
allah aşkına, gök, deniz aşkına
yağsın kar üstümüze buram buram...
buğulandıkça yüzü her aynanın

                 -ahmet muhip dranas-

 

sevgili düşada,

 

bu yıl kış biraz geç geldi istanbul’a… geldi mi, bunu bile söylemek güç… hep bir bahar havası egemendi günlerimize… geçen gün moda sahilinde yürürken çiçek açmış ağaçlar gördüm… çok güzellerdi, ama ağaçları baharın geldiği yanılsamasına yönelten güneşli, baharımsı sıcaklığın yerini buz gibi soğuk bir havaya bıraktığı günlerdi malesef… açan çiçeklerin birkaç gün içinde döküleceğini bilmenin kederini ta derinlerimde duyumsadım…

 

kar sevincini yaşayamadık bu yıl… hani bir sabah uyanıp uykulu gözlerle pencereden dışarı baktığında her yerin bembeyaz kara büründüğünü, kar tanelerinin uçuştuğunu görürsün ve damarlarında sevinç coşkun bir ırmak gibi akar ya, “kar yağıyor” diye mırıldanırsın hani, adeta kendini bu büyülü görüntünün varlığına inandırmak için, sonra da koşar sevdiklerini pencerenin önüne sürüklersin, sevincine ortak ararcasına, her şeyin paylaştıkça güzelleştiğini bilen biri olarak… sonra çocukça bir coşkuyla sokaklara vurursun kendini, beyaz bir tuvalin üzerine atılmış yumuşak fırça darbeleridir adımların… el değmemiş karın beyazlığı üzerinden ilk olarak geçerken bilinmeyen bir anakaraya ilk adım atan kaşifin heyecanını duyumsamak, sessizliğin içinde adımlarının karla buluşmasının yankılanan müziği, kar kokusunu bir çiçeği koklarcasına içine çekmek, derin derin solumak, avucuna düşen bir kar tanesinin kristallerine hayranlıkla bakmak, elinin sıcaklığında eriyişini izlemek… otomobillerin camlarına birikmiş karlara parmağınla gülümseyen bir yüz çizmek… hepsi, ama hepsi ne de keyiflidir… bekledik, ama ne yazık ki yaşayamadık bu kış kar sevincini…

 

sözü sevinçlerden açmışken sevinçli bir haber vereyim sana… mart ayında ilk şiir kitabım "uzaklara atılmış bir kedi hüznü" yitik ülke yayınları tarafından yayımlanıyor. böylece bir düşümü daha gerçekleştirmiş olacağım. gelip geçtiğimiz şu dünyada ardımda bir iz bırakmak, yüzyıllar sonra bile şiirlerimin birileri tarafından okunabileceği ihtimalini düşünmek beni mutlu ediyor, düşada. içim içime sığmıyor, çabucak o gün gelsin istiyorum, bilsen nasıl sabırsızlanıyorum kitabımı elime almak için… ancak yeni doğmuş bebeğini ilk defa kucağına alan bir annenin mutluluğuyla kıyaslanabilir her halde o an…

 

bu dünyadan "kitapsız" gitmekten kurtuldum, sevgili... şiirlerimi yalnızca kendime saklayarak kitapsızlık edemezdim, öyle değil mi?

 

daha küçücük bir çocuktum şiirle tanıştığımda… şiirler yazan, sevdiği şairlerin şiirlerini davudi bir sesle ve coşkulu bir hayranlıkla okuyan bir babanın oğlu olmaya borçluyum bunu sanırım… sözün müziğini, insanı alıp bambaşka bir aleme taşıyan büyüsünü o yaşlardayken keşfettim böylece… babamın altmışlı yılların sonunda hürriyet gazetesinin çıkardığı genç şairler şiir antolojisi'nde siyah beyaz bir fotoğrafıyla birlikte yayımlanmış "dolmuş" adlı bir şiiri vardı. o kitabı açıp babamın şiirini okumak bana büyük bir keyif verirdi, düşünürdüm, bir gün benim de şiirlerim bir kitabın sayfaları arasından okurlara gülümseyebilir miydi? ilk şiirlerimi ilkokuldayken yazdım… babamın özenle daktilo ettiği bu çocukça şiirleri saklarım hala, değerli bir hatıradır…

 

orta okul ve lise yılları boyunca hiç şiir yazmadım, lisedeyken kimi derslerde baho’yla yazdığımız, aşık atışmalarına benzeyen, aramızda gidip gelen kağıtlara karaladığımız şiirimsileri saymazsam tabii… şiir okumalarımı sürdürdüm elbette… sonra istanbuldaki üniversite yıllarım, yeniden şiir yazmaya başladığım 90’lı yıllar… o dönem yazdığım şiirlerden oluşan bir kitap dosyasının bilgisayar çıktısı olan tek örneği özkan tarafından kaybedildi ve tüm aramalarına rağmen bulunamadı… işin kötü yanı, birkaçı dışında şiirlerin el yazması nüshalarının da olmayışıydı… kim bilir nerededir o dosya şimdi, belki çöpe gitti, belki unutulduğu bir köşede yeniden günyüzüne çıkacağı günü bekliyor… bak, anlatırken içim sızladı yine…

 

doksan yedi yılında bir grup arkadaşla birlikte “başka şiir dergisi”ni çıkarmaya başladık… şiirim ilk olarak bu dergide buluştu okurlarla, “umut”tu yayımlanan ilk şiirimin adı… ilk iki sayıdan sonra sevgili dostum kadir aydemir sırtladı dergiyi, tek başına, bir derviş sabrı ve özverisiyle on bir sayı kadar sürdürdü başka’yı yayımlamayı…

 

2000 yılında politik amaçlı silahlı soygunlara katılmak iddiasıyla tutuklanışım, altı yıla yakın süren hapishane yaşantımda şiirin bir yaşama tutunma halini alışı… insancıl, şiir ülkesi, varlık gibi dergilerde ve metis yayınevi’nden çıkan “hapishane şiirleri” adlı seçkide şiirlerimin yayımlanması, katıldığım “2004 arkadaş z. özger şiir yarışması”nda adımın seçici kurulca adının anılmasına karar verilenler arasında yer alması… “uzaklara atılmış bir kedi hüznü”ndeki şiirler bu dönemde yazmış olduğum şiirlerden oluşuyor işte…

 

güzel bir yağmur yağıyor şimdi… bir martı yağmura inat uçuyor gökyüzünde… gecenin karanlığı içinde bembeyaz bir düş gibi…

 

biricik sığınağım, düşada’m, kendine güzel bak, e mi… sevgiyle…

http://www.yitikulkeyayinlari.com/yayina_hazirlananlar.htm

http://groups.yahoo.com/group/poeturka/message/734

                

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: ARKADAŞINA ÖNER !

2007-02-26 11:57:40 - sevinç

Yorum yazarı: barış
sevgili kenan'ım sonunda kitabın çıkıyo demek,çok sevindim merakla bekliyom,kadirin o dergiyi sahiplendiği günleri hatırlıyom da,dalga geçerdim hep demek gerçekden,her yazı bir gün okurunu buluyomuş.umarım senin çocukların çoğalır,dediğin gibi yüz yıl sonrda insanlara sevgi saçar
Bağlantı

2007-02-23 09:17:53 - ...

Yorum yazarı: SeV@L

Mahpus mu bu ada?

Her mektubunda görülmüşlüğün izleri...

Dört tarafı düş bu ada'nın...

Düşlerden de bir hücre olur mu?

Adaların kaderidir yalnızlık... Denizler tecritin uygulandığı hücreleridir adaların.

Bu ada'nınki ise düşler mi?...







Bağlantı

2007-02-16 07:55:24 - ....

Yorum yazarı: ..ada
senin sözlerinin hepsi.....şiir gibi değil mi ki zaten...şiir gibi sıcak...zarif...insan kokulu...yine de sevindim...tebrik ederim...
Bağlantı

2007-02-11 06:06:27 - kar

Yorum yazarı: ansaneri
ne şanslı bir çocukdum karların içinde kardan adama dönene kadar yuvarlanır ,ellerimiz kızarıp,uyuşana kadar mahallemizde çığlıklar atarak kartopu oynardık.kendi atkımızı kardan adamımıza takardık ki üşümesin diye:)))))İşte küresel ısınma çocukları bu mutluluktan yoksun bırakıyor ve bizi tabii......
Bağlantı

2007-02-09 16:26:28 - Şiir...

Yorum yazarı: beyaztuval
Bloguma bıraktığınız şiir için de teşekkür ederim. Tabii ki benim yazdığım 'Beyaz At'dan çok daha başarılı, anlamlı... Ben öylesine yazıyorum zaten. Öylesine...
Bağlantı

2007-02-08 16:14:30 - Merhaba

Yorum yazarı: beyaztuval
Teşekkür ederim yorumlarınız için... Kar, İstanbul'dan uzak görünüyor. Zaten yağmasın bence. Ya da yağdı mı çok yağsın. Okullar tatil olacak kadar çok yağsın. Diğer türlü kuru kuruya trafik çilesi oluyor, başka bir şey değil.
Bağlantı

2007-02-07 17:25:53 - bekliyoruz...

Yorum yazarı: tugba
merhaba...kitabının yayınlanacağını söylediğinde gözlerindeki mutluluğu hatırlıyorum.sanırım tarif edilemez bir duygudur...heyecanla bekleyen okurlarından biri olacağımdan emin ol...sevgilerle...hoşçakal...
Bağlantı

2007-02-07 10:50:27 - Heycanla Bekliyoruz...

Yorum yazarı: ilker Topraktepe
Sevgili Kenan abicim kitabını merakla ve sabırsızlıkla bende bekleyenlerdenim umarım en kısa zamanda kavuşacağız.saygılarımla,

ilker
Bağlantı

2007-02-06 22:58:20 - merakla bekliyorum

Yorum yazarı: Atakan
Oldukça doyurucu bir kitap olacağa benziyor.
Merakla bekleyenlerden birisi benim.
Atakan
Bağlantı

2007-02-05 11:53:01 - bekliyoruz...

Yorum yazarı: canan
ilk kitap, ilk çocuğun gibi kucağında olacak... bunu iyi bilirim, ilk sergimde aynı şeyleri yaşamıştım...
ve
sonrakilerle çocukların çoğalacak, paylaşacaksın... çocuklarını eleştirecekler olumlu veya olumsuz; onları öyle seviyor olacaksın ki kırılmayacaksın... böylece devam edecek gidecek hep daha iyiye, hep daha güzele...

bizimle paylaşacağın ilk kitabını bizlerle kucaklayacağın için teşekkürler...
sevgimle...
Bağlantı

2007-02-05 08:52:07 - ...

Yorum yazarı: SeV@L
Nasıl ki, her mektup okurunu bulur bir gün...

İşte böyle zamanı gelince her güzel düş, güzel bir gerçek oluverir bir gün...

Şimdiden hayırlı olsun sana bu gerçekleşen güzel düş...

Bağlantı

2007-02-05 08:47:41 - Hoşgeldin bebek...

Yorum yazarı: Deniz
Yaşadığın tarifi zor heyecanını ve duygularını paylaşıyorum. Gerçekten de bir insanın yaşamı boyunca ardına baktığında "gidiyorum, ama hatırlanacağım" diyebilmesi - hele ki bu kadar kirli ve yozlaşmış bir dünyada insanlar birçok olumsuz yanıyla anılır ve hatırlanırken - çok ayrıcalıklı bir şey. Ama bir diğer ayrıcalık, ayrıcalıklı insanlarla aynı ortamları, aynı duyguları, aynı lezzetleri paylaşmak, doğacak bir bebeğe onlarla beraber hoşgeldin diyebilmek, onlarla sevinmek, onlarla yaşamak. O yüzden hoşgeldin "uzaklara atılmış bir kedi hüznü", yaşama sırası sende...

Selamlar

Deniz
Bağlantı

”özgür insan, denizi seveceksin her zaman”

küçük şeylerden mutlu olabilmeli insan, mesela sahildeki bir bankta oturup uzaklara bakmaktan...

BAĞLANTILAR

  • SÖRF
  • BLOGCU ARKADAŞLAR
  • sahildekibank@gmail.com

    Sahildekibank... güzellikler denizinin kıyısında... sonsuza dek... umutla...

    Kayıt: - Toplam:
    Son Sayfa | Sonraki Sayfa