merhaba ada,
birşeyler okudum da nerelere gittim, bir bilsen... çocukluğum, ilkgençliğim, üniversite yıllarım... hepsi bir film şeridi gibi geçti gözlerimin önünden (ölüyorum sandım). zaten hüzünlü bir adamım, 'hüzünlü şarkılar gibi hüzünlü', içmek istedim, ağlamak istedim, 'bir sahil meyhanesinde bir akşam içip içip ağlasam'... tüm güzellikler geçmişte kalmış sanki... nedense hep böyle bir his yakasını bırakmıyor insanın (en azından benim). evet, hep bir eksiklik duygusu içimizde... sanırım hoşlanıyoruz bu duygudan, sorunumuz bu... 'göbeğimiz bir kesilmiş hüzünle'.
geçmişi geride bırakmak mümkün mü, bizi biz yapan o kısacık zaman dilimini? (ne kadar uzun yaşanırsa yaşansın kısadır,öyle değil mi?). geçmişi unutmadan, güzelliklerini bu güne taşımaya çalışarak yaşamalıyız... 'en güzel günlerimiz henüz yaşamadıklarımız' diyor ya nazım, umutlu bir uçurtmadır bu dize, rengarenk kuyruğunu sallayarak dolanır göğümüzde, sımsıkı tutunalım ipine...
kendine güzel bak... sevgiyle...
2008-07-04 11:37:53 - :)
özledim seni canım arkadaşım... kaptırdık kendimizi şehrin koşuşturmasına ... ben yoruldum, ben sıkıldım... gitmek vakti yaklaşıyor buralardan; daha sakin, daha huzurlu yerlere ve doğal olana...
gitmek yakındır
ardıma bakarsam namerdim...
özledim seni canım arkadaşım.