iki aylık kültür sanat edebiyat dergisi bireylikler’in 14. sayısı mayıs ayının ilk haftası kitapçılarda!
“hiçbir yere gitmiyoruz!”
bireylikler’in 14. sayısını; ************> *”hem cellat hem de kurban, hem yara hem de bıçak”!-halim şafak *zırvada zirve-ahmet yüce *-slamist terör- reha yünlüel *faşizm, geldim diye kapıyı çalmaz-memet özgür *şe-memet özgür *hiçbir yere gitmiyoruz!- bireylikler *umarsız şiirler barınağı-beni her sokakta- alaattin topçu *dip sarnıç *hayat deplasmandır ölüm kendi saham- osman olmuş *susunca konuşulan- ertuğrul meşe *şair ve otorite/3- hayati baki *bıraksam kalbim beni terk edecek-hayri k. Yetik *refik durbaş’la şiir zinciri- ayhan şahin *eylül tutulması- arif madanoğlu *ülkesi dünya olan şarkı: adnan’ın şarkısı!- halim şafak *şiirler- yusuf alper *denize açılan karanfil-aynur dursun *hakkı çınar’la görüşme *serseri bir karanfil- semra canbulat *kendimi..-nilcan altay *hüzünlü ilişkiler- ilknur meşe *yeni ‘şair çıkmazı’- yelda karataş *gece- şakir özüdoğru *rengarenk-mehmet m. tekin *adam hikayeleri iki/üç- nihan gezeroğlu *ilmek- kemal çubuk *yabanıl-aynur kulak *beni sus- neslihan su *hafif meşrebi mevzular/2/ aleyna *yasa (düşünce)- hakkı çınar *yalınayak gezmeli ikiyüzlülüğün rıhtımında-nefise pınar *operet-fetih doğru *klasik şiirimiz üstüne-ahmet oktay *hülâsaten- emel nişlioğlu *özü gece sözü kara-volkan şenkal *volkan şenkal: kafasını çıkarıp mağaradan, dirimin havasını içine çekiyor- uluer aydoğdu *seyahat- utku yazıcı *güz şırası- engin akbaba *yeşerip kendini tasarlamanın şiiri ‘zehirli rüya’- nigar okyay *ihlal- ceyhun tuna- *yüreğime sonbahar yağdı- ali yağan *friedrich nietzsche, nietsche wagner’e karşı- bedriye korkankorkmaz *bulutların gözyaşı şişesi-şinasi tepe *-zaman- emre fidel *iki şair iki şiir kitabı- hüseyin peker *selen- dolunay ünal enver *bozkır-hakan minaz *kitap rafı *kule dibine bakar-her şey aslına döner/cam cama akar arap kızı camdan bakar- zero
başlıklı şiir, öykü,görüşme ve yazılar oluşturdu.
************> bireylikler ilk sayısından bu yana bütün boyutlarıyla bugünü tartışıyor. geçen sayı hem hrant dink’in öldürülmesinden, hem de sekiz mart dünya kadınlar gününden hareketle bugünün kadınını ve yükselen faşizmi bir ucundan tartışmaya başladık. geçen sayının asıl vurgusu ise faşizme yönelikti. bireylikler önümüzdeki sayılarda faşizmi tartışmayı sürdürecek. yükselen faşizm karşısında antifaşist bir direnişin bileşenlerinden olmak yaşadığımız dünyaya yönelik tavrımızı bir kez daha somutlaştırdığı gibi safımızı da belirliyor. bu bağlamda bireylikler kendi politizmini ve radikalizmini oluşturuyor. bireylikler’in temmuz-ağustos sayısının bu noktada hem sivas katliamını hem de faşizmi tartışma temelli olacağını yeri gelmişken belirteyim. malatya’da üç kişinin boğazlarının kesilerek öldürülmesi bu tartışmayı daha zorunlu hale getiriyor. bu sayı arkadaşımız hakkı çınar’ın ilk şiir kitabı ışıltılı ırmak’ı okurun ilgisine sunuyoruz. yazılarından sırayı bir türlü şiirine getiremediğimiz hakkı sonunda kitabıyla bunu bozdu!
bireylikler’i istanbul’da beyoğlu ve kadıköy mephisto’da, pentimento’da, seyhan müzik’te; ankara’da imge, dost, turhan, bilim ve sanat kitabevlerinde; izmir’de kabile, yakın ve kitappark kitabevlerinde; kayseri’de bilge kitabevinde, zonguldak’ta merdiven kitabevinde, gebze de tudem kitabevinde bulabilirsiniz. eğer bulamıyorsanız abone olmanızı öneririz. sayısı: 3 ytl. yıllık katkı payı: 20 ytl. posta çeki no: halim şanlıdağ 692233 yazışma; p.k. 271 38002 kayseri, bireylikler@yahoo.com, bireylikler@gmail.com, bireylikler@hotmail.com *** isteyen herkese örnek sayı gönderilir.
kadir aydemir iki yeni kitabıyla çıktı okurlarının karşısına: “rüzgârla saklı” şiir, “aşksız gölgeler” ise öykü kitabı.
kadir aydemir “sessizliğin bekçisi” ve “dikenler sarayı” adlı şiir kitaplarının şairi, internetin köklü edebiyat sitelerinden yitik ülke’nin de(www.yitikulke.com) kurucusu.
özellikle, içinde yirmi aşk şiirini barındıran “rüzgârla saklı”, yine haiku sadeliğinde şiirleriyle sessizce yakalıyor insanı.
kitabın bir özelliği de numaralı olarak basılmış olması, yani her kitabın kendine ait ayrı bir numarası var. benim aldığım 83 numaralı kitaptı…“hayatlarımız da martılar gibi, bulutlar gibi” diye yazmış benim için imzaladığı kitaba.
işte kitabın ilk şiiri olan ve benim çok beğendiğim “günaydın sevgilim” şiirinden birkaç dize:
1 mart'ta (bu akşam) saat 19.55 - 20.00 arası, yerel saat farkı gözetilmeksizin bütün dünyada tüm enerji kaynakları kesilecek. Evde ya da işteyseniz şalterler inecek, arabadaysanız arabanızı yol kenarına çekeceksiniz vs. Tabii yapabilen yapacak! Amaç dünya çapında gerçekleştirilecek bu 5 dakikalık kesintiyle meydana gelecek enerji tasarrufuyla karar mercilerinin dikkatini çekmek. Bu haberi ne kadar çok kişiye ulaştırırsak eylem o kadar büyük olur. Haydi aktif olmaya!
1 mart'ta saat 19.55 - 20.00 arası, yerel saat farkı gözetilmeksizin bütün dünyada tüm enerji kaynakları kesilecek. Evde ya da işteyseniz şalterler inecek, arabadaysanız arabanızı yol kenarına çekeceksiniz vs. Tabii yapabilen yapacak! Amaç dünya çapında gerçekleştirilecek bu 5 dakikalık kesintiyle meydana gelecek enerji tasarrufuyla karar mercilerinin dikkatini çekmek. Bu haberi ne kadar çok kişiye ulaştırırsak eylem o kadar büyük olur. Haydi aktif olmaya! Bizden sonraki nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak istiyorsak, bireysel olarak önlem almaya hemen bugünden, küçücük de olsa bir şeyler yaparak başlayalım!
1) OTOMOBİL KULLANIMI
30 saniyeden fazla rölantide çalıştırmayın.
Kurşunsuz benzin kullanınız.
2) TEPSİ FIRINA UYSUN
Yiyecekleri düz tabanlı tencerelerde ve tepsilerde pişiriniz. Tepsiler fırına uygun olmalı.
Yemek pişerken fırın kapağını, gerekmediği sürece açmayınız. Her kapak açılışında sıcaklık 25 derece ile 30 derece birden düşer.
3) BOŞUNA ISITMAYIN
Tatil günleri evinizden ayrılıyorsanız ısıtıcınızın veya radyatörünüzün vanasını kapatınız.
Isıtıcınızın veya radyatörlerinizin önüne kesinlikle eşya koymayınız.
Pencerelerinizden güneş çekildiği zaman ısının kaçmasını önlemek için perdeleri kapatınız.
4) FLORESANLA AYDINLATIN
Kompakt floresan lambalar normal lambalardan 5 kat az enerji tüketirler.
Enerji koruyucu lambalar satın alarak aydınlatma maliyetini yüzde 75 azaltabilirsiniz.
5)YARI DOLU ÇALIŞTIRMAYIN
Bulaşık makinesi satın alırken verimli ömür maliyetini mutlaka hesaplayınız.
Yarı dolu veya aşırı dolu çalıştırmayn.
6) AZ SU HARCAYAN MAKİNE ALIN
Makineyi kurduğunuz yerin çevresinde en az 5 cm. boşluk kalmasına dikkat ediniz.
Daha az su harcayan makine satın alınız.
7) SOBADAN UZAK TUTUN
Evde tüketilen enerjinin yüzde 15’i buzdolabında tüketilir. Buzdolabınızı, soba, radyatör, bulaşık makinesi ve ocak gibi ısıtıcı kaynaklardan uzağa yerleştiriniz.
Buzdolabının sıcaklığını +5 derecede, derin dondurucunun sıcaklığının ise -18 derecede tutunuz. Yemekleri dolaba koymadan önce oda sıcaklığına kadar soğumasını bekleyiniz.
8) MUSLUK DAMLATMASIN
Normal muslukta dakikada 8-27 litre su tüketilirken düşük akımlı aeratörlü musluk kullanarak tüketim yarı yarıya düşürülebilir. Bu musluklara takılan aparatlar pahalı değil.
Dakikada 50-100 damla su akıtan bir musluktan ayda 750-1500 litre suyun ziyan edildiğini unutmayınız.
9) Kirli ve tozlu bırakmayın
Odadan ayrılınca lambayı kapatın ve daha iyi çalışması için kuru bezle temizleyiniz. Kirli ve tozlu lambalar yüzde 25 daha çok enerji tüketir.
10) Benzininizi akşam alın
Yaz aylarında özellikle akşam-gece-sabah saatlerinde benzin satın alınız. Soğuk saatlerde benzin satın alarak hem benzin buharlarının atmosfere kaçmasını önlersiniz hem de daha yoğun benzin satın alırsınız.
11) 5 dakika ile tasarruf edin
Duş yapmak için ortalama 5-6 dakika yeterlidir. Böylece duş başına 55 litre su tasarruf edebilirsiniz.
12) Musluğunuz açık kalmasın
Dış fırçalama ortalama 3 dakika süre alır. Eğer musluk açık bırakılırsa her fırçalama esnasında ortalama 15 litre suyu ziyan etmiş olursunuz.
13) Soğuk suyla çalkalamayın
Kısa süreli yıkama ve durulama özellikli bulaşık makinesi satın alınız. Bulaşıkları makineye koymadan önce çalkalamaya gerek yoktur.
Şubat 2007 tarihli BM Raporu +2.4 derece: Su sıkıntısı başlayacak Kuzey Amerika'da kum fırtınaları tarımı yok edecek. Deniz seviyeleri yükselecek. Peru'da 10 milyon kişi su sıkıntısı çekecek. Mercan kayalıkları yok olacak. Gezegendeki canlı türlerinin yüzde 30'u yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak.
+ 5.4 derece: Denizler 5 m. yükselecek Deniz seviyesi ortalaması 70 metre olacak. Dünyanın yiyecek stokları tükenecek.
+ 6.4 derece: Göçler başlayacak Yüz milyonlarca insan uygun iklim koşullarında yaşamak umuduyla göç yollarına düşecek.
Adalet Bakanlığı’nın Türk Tabipler Birliği'ne de gönderilen son genelgesinde şu ifadelere yer verildi:
“Hükümlü ve tutuklulardan isteyenlerin, İdare ve Gözlem Kurulu tarafından tespit edilecek 10 kişiyi aşmayacak gruplar halinde ve kurum idaresinin gözetiminde, açık görüş alanlarında veya diğer ortak yerlerdeki sosyal faaliyetler çerçevesinde, haftada toplam 5 saati aşmayacak şekilde sohbet amacıyla bir araya getirilmelerine imkan tanınmış, bu düzenleme 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’da korunmuştur. Bunun yanında hükümlü ve tutukluların sohbet amaçlı olarak bir araya gelme süresi 22/01/2007 tarih ve 45/1 no.lu Genelge ile 10 saate çıkarılmıştır. Hücreye koyma disiplin cezası alan hükümlü ve tutuklular bu cezaları infaz edildikten sonra, diğer disiplin cezalarını alanlar ise bu cezaların infaz koşulu aranmaksızın söz konusu faaliyetlerden yararlanabileceklerdir.”
F tipi Cezaevlerindeki tecrit uygulamalarını protesto için ölüm orucuna yatan Av. Behiç Aşçı, Adalet Bakanlığı’nın yeni F tipi genelgesi ile tecridin kaldırılması yönünde somut bir adım atması üzerine ölüm orucuna dün akşam saat19:00’da ara verdi. Avukat Behiç Aşçı’nın tedavisi sürüyor.
İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Reanimasyon Bölümü yetkilileri, beslenme bozukluğuna bağlı olarak 42 kiloya düşen Aşçı'nın şuurunun açık olduğunu ve konuştuğunu kaydetti.
Ölüm orucu kazanımla ve mutlu sonla şimdilik bitti… Tecrit uygulamalarının varlığı Adalet Bakanlığı’nca da kabul edilmiş oldu… Şimdi sıra insanlık dışı tecrit uygulamasının tümüyle ortadan kaldırılmasında.
"Kaynayan cehennemler"i bırakıp, "Hazır cennetler"e kaçmak herşeyden önce benim yapıma uygun değildi. Biz yaşadığı cehennemi cennete çevirmeye talip insanlardandık.
Türkiye'de kalıp yaşamak, hem bizim gerçek arzumuz, hem de Türkiye'de demokrasi mücadelesi veren, bize destek çıkan, binlerce tanıdık tanımadık dostumuza olan saygımızın gereğiydi. Kalacaktık ve direnecektik.
(...)
Evet kendimi bir güvercinin ruh tedirginliği içinde görebilirim, ama biliyorum ki bu ülkede insanlar güvercinlere dokunmaz.
Güvercinler kentin ta içlerinde, insan kalabalıklarında dahi yaşamlarını sürdürürler.
"cehennemin en azap verici yeri, büyük ahlaki çöküntü dönemlerinde tarafsız kalanlara ayrılmıştır."
-dante alighieri-
13. yy. italyan şairi
"Hoşçakalın:
Hep mektuplarımızın sonuna yazdık hoşçakalınlarımızı. Başa aldık bu kez. Çünkü bu mektubumuzu elveda ile noktalayacağız. Evet, biz gidiyoruz, siz hoşçakalın. Hoşça kal anam, yarim, hoşçakal kardeşim, arkadaşım, hoşçakalın dostlarımız, hoşçakalın geride bıraktıklarımız. Hoşçakalın dağlar, ovalar, sokaklar, hoşçakalın deniz, gökyüzü, sen de hoşçakal kağıt kalem... Yaşam yolunun yeni ufuklarına yelken açıyoruz. Gidiyoruz, belki bir daha hiç dönmeyeceğiz. Her kilometre taşında birimiz düşecek. Sizleri hep sevdik, terk etmek istemedik. Bizi bu yola koyan, size olan sevdamızdır....
Hoşçakalın, ölümü bekletmeyeceğiz. Hoşçakalın işçiler, köylüler, memurlar. Hoşçakalın öğrenciler, esnaflar, hoşçakalın tüm halkımız. Vatanımızı satanlara bir ders daha vereceğiz. Sizler için öleceğiz. Ölümü bekletmeyeceğiz. İsterseniz yumun gözlerinizi, tıkayın kulaklarınızı... İsterseniz duyun, izleyin bizi. Seyredin hücre hücre eriyişimizi...
Anlatın çocuklara masallarda, yıldızlar arasında, yıldızlar gibi kayışımızı... Ama önce hoşçakalın. Belki son vedaya vakit kalmaz. Belki vedalaşmak dar vakitlere sığmaz. Biz gidiyoruz. Bu bizden size son veda
ELVEDA..."
Av. Behiç AŞÇI*
* av. behiç aşçı f tipi cezaevlerindeki tecrit uygulamalarını protesto için başladığı ölüm orucunun 290. gününde... keşke yaşam kazansa!!!
fotoğraf sol gazetesi'nden alınmıştır. fotoğrafı tıklayarak gazetenin ilgili sayısını okuyabilirsiniz.
tecriti konu alan DÜŞADA'YA MEKTUPLAR_19'u da yeniden okuyalım ve kendimizi bir an için tecrit hücrelerinde zamanın dışına atılmış insanların yerine koymaya çalışarak düşünelim...
lütfen f tipi cezaevlerinde yürütülen insanlık dışı tecrit uygulaması konusunda duyarlı olalım!
jose marti'nin sözünü sık sık anımsayalım : "gerçek insan, başkasının yüzünde patlayan tokadı kendi suratında duyabilen insandır"...